Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde doğal ürünlerden faydalanmak isteyen İsmail Kişi yazın Haziran-Temmuz ayında Göksun dağlarından topladığı sarı kantaron çiçeğini zeytin yağında demleyip kantaron yağı elde ediyor. Kişi elde ettiği yağı hem kendisi kullanıyor hem de yağı satarak ev ekonomisine katkı sağlıyor.

Ekonomik sıkıntılar vatandaşları alternatif gelir kaynaklarına yönlendirirken, doğada yetişen kantaron da bazı aileler için ev ekonomisine katkı sağlayan ürünlerden biri haline geldi. Toplanan kantaron, geleneksel yöntemlerle yağ haline getirilerek hem kişisel kullanımda değerlendiriliyor hem de satışa sunuluyor. 
Eski zamanlarda kılıç yaralarında kullanılan Kantaron yağı şimdiler de yüksek kesimlerden doğal yollardan toplanıp güneşte demlenerek kullanılacak hale getiriliyor. 
Kantaron yağı yapımında öncelikle taze kantaron çiçekleri toplanıyor. Toplanan bitkiler yabancı maddelerden arındırıldıktan sonra temiz ve havadar bir ortamda kısa süre bekletiliyor.
Yazın özellikle Haziran sonu ve temmuz başlarında rakımı yüksek ve araçların gitmediği yerlerden toplanan kantaron çiçek diplerinden elle koparılarak cam kavanoza basılır üzerine doğal zeytinyağı ile doldurulur çiçekler zeytinyağın içerisinde kalır yukarıya çıkmaması için içerisine süzek konur. Cam şişer güneşe bırakılarak 2 gün azına tülbent konularak bekletilir. 2 gün sonra şişenin ağzı kapatılarak yaklaşık 40 gün güneşte bekletilir. Zaman zaman şişeler sallanır yönü değiştirilir. 40 gün sonunda şişerin ağzı açılarak tülbent yardımı ile kantaron yağı süzülür süzülen yağ gölgede muhafaza edilir. Bu aşamada kesinlikle cam şişe kullanır. Plastik kullanılmaz. Bekleme sürecinde bitkinin renginin ve içerdiği bileşenlerin yağa geçmesiyle yağın rengi giderek kırmızıya dönüyor. ( çiçeğin sarısı zeytinin yeşili rengi güneşim ısısı yağı kırmızı renge dönüştürür)

Kahramanmaraş’ın ilk Drift pisti açılıyor.
Haberi görüntüle › “Eskiden kendimiz için yapıyorduk, şimdi geçimimize katkı olsun diye satıyoruz” 
Kantaron toplayarak yağ hazırlayan vatandaşlar, bu işin kendileri açısından yeni olmadığını ancak ekonomik şartların ürüne bakışlarını değiştirdiğini belirtiyor.
Kişi, “Kantaronu yıllardır biliyoruz. Eskiden daha çok evimizde kullanmak için hazırlardık. Şimdi ise masraflar arttı. Elimizdeki ürünü değerlendirip aile bütçesine katkı sağlamaya çalışıyoruz” dedi. Çocukken dağlarda koyun ve inek otlattığını belirten Kişi Göksunluyum Göksun’un dağlarını çok iyi biliyorum hangi otun ne işe yaradığını büyüklerimizden öğrendik. Şimdi ise kantaron yağı yaparak hem ihtiyacı olanlara veriyoruz hem de hakiki balmumu ile fermente ederek krem haline getiriyoruz. Bu krem cilt rahatsızlıklarına iyi geliyor zaman zamanda biz kullanıyoruz. Kişi kantaron yağına balmumu karıştırarak krem haline getirdiğini belirterek krem olarak kullanmanın avantajlarının çantada taşındığını ve kullanım alanının geniş olduğunu belirtti. Kantaron çiçeğinin çay olarak ta tüketildiğini belirten Kişi yaklaşık 1 yıldır kantaron yağı ile uğraştığını belirti.
Bir başka vatandaş ise doğadan toplanan ürünlerin değerlendirilmesinin özellikle kırsalda yaşayan aileler açısından önemli olduğunu ifade ederek, “Her şeyin fiyatı arttı. İnsanlar kendi imkânlarıyla bir şeyler üretmeye çalışıyor. Kantaron da bunlardan biri” diye konuştu.